Derealization
Yeni Ütopya—2017
Ütopya, tasarlayıcısı için yalnızca ideal bir düzen değil; aynı zamanda bir karşı duruş, bir kaçış ya da bir savunma biçimidir. Düşünsel, tutarlı ve çoğu zaman ulaşılması mümkün olmayan bir toplum tasarısıdır. Derealizasyon ise bu tasarının kırıldığı andır. Kişinin kendini rüyadaymış gibi hissettiği, bedeni içerideyken bilincinin dışarıdan izlediği o eşik noktasıdır. Bu tasarım, tam olarak bu eşiğin içinde var olur.
Gerçeklik artık sabit değildir. Algı kayar; iç ve dış yer değiştirir. Kişi, tam da bu kopuş anında kendine yeni bir ütopya yaratır.
Altın, bu bağlamda yalnızca değerli bir maden değildir. Kalıcı olanı, bozulmayanı ve zamana direneni temsil eder. Altının ağırlığı ile derealizasyonun hafifliği karşı karşıya gelir
Derealization – Yeni Ütopya, Design Week kapsamında küratöryel seçki içerisinde yer almıştır. Eser, izleyiciyle doğrudan temastan bilinçli olarak ayrıştırılarak cam bir fanus içinde sergilenmiştir.
Altından üretilmiş olması ve tekil bir sanat nesnesi niteliği taşıması nedeniyle, eser sergi süresince özel koruma prosedürleri eşliğinde sunulmuştur. Bu sergileme biçimi, objenin maddesel değerinden çok kavramsal bütünlüğünü ve korunması gereken bir düşünce nesnesi olma hâlini vurgulamaktadır.
Cam fanus, izleyici ile eser arasına bilinçli bir mesafe koyarak bakma, algılama ve erişme ilişkisini yeniden tanımlar; izleyiciyi fiziksel temas yerine zihinsel bir yakınlığa davet eder.
Bu tasarım ve ürün, Ajur Mücevher Takı Tasarım Yarışması Altın Kategorisi kapsamında Jüri Özel Ödülü ile onurlandırılmıştır.
Özellikler
- Malzeme: Altın
- Yıl: 2017

İncele
Figure 2
İncele
Figure 3
İncele
Figure 4

İncele
Figure 5